“SIBUR for Clients” is an online magazine published by SIBUR for clients and partners.
Bağlantı İle Üye Ol Bağlantı İle Üye Ol
İptal
TrTürkçe
  • Haberler
  • Ürünler ve Servisler
  • Trendler
  • Bağlantı İle Üye Ol
  • © PAO SIBUR HOLDING, 2025

    - Anna Hanım, çevre dostu gönüllü projeniz için neden Türkiye'yi seçtiniz?

    - Türkiye'de iki yıl yaşadım, Türkçe'yi de biliyorum ve şu anda SIBUR Türkiye Temsilciliği'nde Türk müşterilerimize destek hizmeti vermekteyim. SIBUR Türkiye Temsilciliği ülkede yapılan Çevresel, Sosyal, Yönetişim (ESG) temelli yatırımlara katkı sağlamaktadır. İşte bu noktada benim sosyal projelerde aktif olarak çalışma tecrübem, SIBUR'un Döngüsel Ekonomi de dahil olmak üzere ESG yatırımlarına ağırlık vermesi, günümüz Türk toplumunun talepleri bir araya gelince böyle bir proje ortaya çıktı. Türkiye'nin sahil kesimlerde artan kirlilik durumu ve atıkları geri dönüşüme kazandırmada sorunlar epeydir çevrecileri meşgul ediyor. Böyle bir projenin ortaya çıkması da gayet faydalıdır, çünkü Türkiye'de yaşayan insanlar ve faaliyet gösteren firmalar toplumsal sorunların çözümüne mutlaka katkı sağlamak ister.

    - İyi İşler Formülü programı için İstanbul Ekolojik yürüyüş projesini geliştirmeye sizi iten neydi?

    - Ben 15 yıldan fazladır gönüllülük esaslı projelerde ve farklı farklı toplumsal projelerde aktif olarak müdahilim. Türkiye'deyken insanların dinlenmek ve güzel vakit geçirmek için kullandığı sahilleri aksatmadan temizlemek için yerel idarelerin gücü zaman zaman yetersiz olduğunu farkettim. Böyle bir durum özellikle yaz ve kış mevsimleri değiştiğinde oluyor, sahilde kirlilik özellikle ilkbahar ve sonbaharda göze çarpmaktadır. Bununla beraber bu duruma geçit vermek istemeyen ve sahil temizliğini gönüllü olarak yapmak isteyenlerin de az olmadığını gördüm. Bu vesileyle de zdesvse.com internet sitesinde buluşup sahilde atık toplayan Rusça konuşan eko-aktivistlerle tanıştım. Bunu organize eden iki kişi, Türkiye'de 10 yıldan fazla yaşayan iki kızdır. Onlar son beş yıl yılda birkaç kez benzer düşünce yapısına sahip insanlardan oluşan küçük bir grubu bir araya getirerek sahil temizliği yapıyorlar. Tüm sarf malzemelerini, çöp poşetlerini, eldivenleri, içme suyunu kendileri satın alıyorlar. Onların organize ettikleri temizliklerin birine katıldım. Onlarla beraber İstanbul'daki bir geri dönüşüm tesisini gezdim. Ve bu etkinlikleri daha yüksek kalitede olan , oturmuş kurumsal düzeye çıkarmak istedim.

    - Bu konuda çalışmak için neden SIBUR'u seçtiniz?

    - SIBUR, Rusya'da sürdürülebilir kalkınma konusunda lider şirketlerinden biridir. Şirketin uygulamaları hem yurt içinde hem de uluslararası alanda kabul görmektedir. Şirket, sürekli olarak verimli çevre dostu üretim teknolojileri geliştirmektedir. Ve uluslararası çocuk ve gençlik ödülü olan Çevre Koruması, Herkesin Sorumluluğudur gibi önemli çevre projelerini desteklemektedir. Çevreye karşı duyarlılık ve sorumluluk, şirketin temel kurumsal değerlerinden biridir. Tüm çalışanlar, şirket içi faaliyetler, eğitim ve bilgilendirme yoluyla bu uygulamalara dahil edilmektedir. Bu yüzden de İyi İşler Formülü programı proje seçmelerinde jürinin projeme ilgi göstermesini çok istemiştim. Aslında SIBUR'un İstanbul Ekolojik yürüyüş'ü verdiği destek, şirketin desteklediği gönüllü projelerinin uluslararası arenaya çıkması demektir.

    - Bize İyi İşler Formülü programından bahseder misiniz?

    - Bu program, SIBUR çalışanları arasında gönüllü projeler yarışmasıdır. Katılmak için bir proje geliştirmeniz ve bunun toplumsal önemini anlatmanız gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda 11 hibe yarışması düzenlenmiş ve 725 başvurudan 312'si destek almıştır. Projeler, Şirketin faaliyet gösterdiği tüm bölgelerde uygulanmaktadır. Ve çalışanlar, iş arkadaşları ve aile üyelerini de dahil ederek bu projelere aktif olarak katılmaktadır. Bu yaklaşık on bin kişilik gönüllüler ordusunun yarısı, sadece sosyal projelerde değil, aynı zamanda çevre koruma projelerinde de yer almaktadır.

    Başvurumu yaparken çok heyecanlıydım. Bu proje yarışmasını kazanmak ve hibe almayı hakketmek benim için büyük bir sorumluluktu. Ben, üstlendiğim yükümlülükleri yerine getirebilmek istedim. Bir kişinin bu işi başarması zor olduğundan dolayı bir takımın bu işin üstesinden gelmesi lazım, bunun için Türkiye Temsilciliği ve SIBUR International İstanbul Genel Müdürü iş asistanının desteğini önceden garanti altına aldım. Hibeyi kazandıktan sonraki süreçte ihracat müdürüm ve Moskova'daki meslektaşlarım benden desteklerini hiç esirgemediler. Projemin tüm faaliyetlerine bizzat katılmama izin verdikleri için şirket yönetimine çok minnettarım.

    Ekolojik yürüyüşümüze katılmak için diğer bölgelerden de meslektaşlarımız geliyor. İstanbul ofisi çalışanları ise yanlarında çocuklarını da getiriyorlar. İlkbahar Ekolojik yürüyüş en küçük katılımcısı beş yaşda bile değildi.

    - Ekotur zamanını ve yerini nasıl belirliyorsunuz?

    - Kazandığım hibeyi üç faaliyet için kullanabiliyorum: iki Ekolojik yürüyüş ve bir geri dönüşüm tesisine gezidir. Her bir Ekolojik yürüyüşünün zamanı, belirli bir alanı temizlemek için oluşan ihtiyaca bağlıdır. Ekolojik yürüyüş yapma ihtiyacı oluştuğu hakkında bize bu işi başlatan ve şu anda kendileriyle çok yakın temasta çalıştığımız gönüllüler bilgi veriyorlar. Örneğin, Nisan ayında Kınalıada sahilini temizledik.

    Bu tür her etkinlik için yerel idareden izin almak gerekiyor. Türkiye'de her canın istediğinde yakınındaki parkı bile temizlemeye çıkamazsınız. Bu sadece izin almakla da olmuyor. Topladığınız çöpün şehir dışına taşınmasını yerel idare organize ediyor. Ve bu işi çok hızlı yapıyorlar. Zira ayrıştırılmış atıkları şehir dışına çıkarmak ve geri dönüşüm tesisine götürüp para kazanmak isteyen birçok kişi olabiliyor.

    - Topladığınız atıkları hemen orada mı ayrıştırıyorsunuz?

    - Evet, toplamayı ayrı yapıyoruz: cam, metal, geri dönüştürülebilir plastik, geri dönüştürülemeyen plastik, kağıt...

    - Peki bu etkinliğiniz hakkında oranın insanı ne düşünüyor?

    - Tabii ki destekliyor. Bir keresinde tek eldivenle çöp topluyordum, çünkü böyle daha rahattı. Yoldan geçen bir kadın bunu gördü ve herhalde eldivenlerde yetersizlik var diye düşündü... Ve bana bir çift eldiven getirdi! Gene bir gün çöp toplarken bir çocuk yanıma geldi ve bana Türkçe şöyle dedi: "Abla, burayı temizlediğin için teşekkür ederim."

    Bazen Ekolojik yürüyüş etkinliğimiz hakkında insanlar o etkinlik anında bilgi sahibi oluyor. SIBUR temsilcileri üzerinde "SIBUR Gönüllüleri" yazan tişört ve hırkalarla çalışıyorlar. Bu da hem projeye hem de şirkete insanların dikkat etmelerini sağlıyor. Hatta bir keresinde şöyle bir olay da olmuştu. Atık toplama etkinlimizi izleyen bir kadın SIBUR'un iletişim bilgilerini bulmuş, etkinliğimiz için teşekkür etmiş ve bir sonraki etkinliklerde bize katılmak istediğini yazmıştı. Bu bizim için büyük bir zevkti. Demek ki, boşuna çalışmıyoruz!

    - Geri dönüşüm tesisine yapılan gezilerin ekoturlarla bir ilgisi var mıdır? Onlar tek bir faaliyetler dizisi midir?

    - Bu faaliyetler, aynı projede farklı faaliyetler olup fikir olarak birbiriyle bağlantılı oldukları söylenebilir. İSTAÇ geri dönüşüm tesisine gezi düzenlemekle iki amaca ulaşmak istiyoruz: 1. insanlara modern atık geri dönüşüm teknolojilerini göstermek; 2. mevcut soruna dikkat çekmek.

    Çünkü insanların atık sorunundan ziyade "atık felaketinin" büyüklüğünü anlamaları için en uygun yer burasıdır. Bir düşünün, önünüzde devasa, son teknoloji ürünü olan ve Avrupa'nın en büyük atık işleme tesisinde makineler koca koca çöp dağlarını öğüttüyor. Ancak o tesis bile bugün ne İstanbul'un, ne de civar sahillerin çöp işleme ihtiyacını karşılayabiliyor. Tüm atık hacmini işlemek için bu türden en az dört işletmeye ihtiyaç vardır. Bu tesisi ziyaret eden insanların %80'i bizim destekçimiz ve ekotur üyelerimiz oluyor.

    - Ekolojik yürüyüşlere genellikle kaç kişi katılır? Katılımcı sayısını artırmak için imkan var mıdır?

    - Biz iki ekiple çalışıyoruz: SIBUR ve zdesvse.com sitesinin ekogönüllüler ekibi. Hep beraber yaklaşık 30 kişiyiz. Daha fazla sayıda katılımcıyı organize etmek ve motive etmek zaten zor olacaktır. Burada herhalde "az ve öz" ilkesi geçerlidir.

    - Projeniz, katılımcılara ve şahsen size ne kazandırıyor?

    - Benim için bu proje, kirlilik sorununa mümkün olduğunca çok insanın dikkatini çekmek için bir fırsattır. Aynı zamanda kendini iyi hissetme ve kendimi tanıma, farkına varma meselesidir: bir gün boşa geçmedi diyebilmek önemlidir. Herkesin kendi motivasyonu vardır, ancak önemli olan o motivasyonun olmasıdır. Ve ben meslektaşlarımla aynı fikirde olanlara bu projeye destek verdikleri için ve hayatının değerli vaktinin bir kısmını topluma hizmet için ayırdıkları için minnettarım.

    - Projeyi Ekolojik yürüyüş ötesine genişletmeyi planlıyor musunuz? Evet ise, bu proje tam olarak ne şekilde genişletilebilir ve ne gibi amaçlara bürünebilir?

    - Yerel bir plastik geri dönüşüm atölyesi ile işbirliği başlatma arzumuz vardır. Böyle bir işbirliğinin modeli ve nihai sonucu üzerine kafa yoruyorum. Bununla ilgili fikri yerel eko-aktivistlerden edindim. Onlar Türkiye'de faaliyet gösteren birkaç Rus okulunda kapak toplama kampanyası organize etmişlerdi. Çocuklar bütün bir yıl boyunca plastik kapak topladılar ve daha sonra bu hammaddeden kedi evleri yaptılar. Plastik geri dönüşümüne önem veren SIBUR için böyle bir proje ilgi çekici olabilir.

    Türkiye'de, çevre projelerinin yanı sıra sosyal projelere de büyük talep var. Sokak hayvanları sorununun çözülmesi gerekiyor. Düşük gelirli ailelerin çocuklarına yardım etmeye yönelik projeler büyük ilgi görüyor.

    - Projeniz Rusya'da uygulanabilir midir?

    - Evet, ben de onu düşünmüştüm. Bazı bölgelerde SIBUR'un eko-gönüllüleri neredeyse her hafta atık toplama etkinlikleri düzenlemektedir. Ancak nedense bu proje, ihtiyaç olmasına rağmen Moskova'da pek gelişemedi. SIBUR'daki birçok çalışanın koşu tutkunu olduğu göz önüne alındığında, proje seçeneklerinden biri olarak da çevre koruma ve spor yapmayı tek bir etkinlikte birleştirmeyi düşünüyorum. Burada koşu ile çöp toplamayı birleştiren bir çevre hareketi olan ploggingden bahsediyoruz. Ama şimdilik bu sadece bir fikirdir.

    - İstanbul Ekolojik yürüyüş, SIBUR tarafından desteklenen tek projeniz midir?

    – Hayır. İki hibeye başvurdum ve her iki projem de kazananlar arasında yer aldı. İkinci projem ise sosyal bir girişimdir. Yedi yılı aşkın bir süredir gönüllü olarak düşkünler evinde bulunan hastalara destek hizmeti sunan Vera vakfı ile çalışıyorum. İkinci projem de tam olarak bununla ilgilidir. Proje kapsamında bu kurumlardan birinin hastaları için çeşitli etkinlikler planlamıştır. İnsanların olumlu duygulara ihtiyacı var ve biz onları vermeye hazırız.

    - Projelerinizi şirketin alt kademe çalışanları ne kadar aktif şekilde destekler?

    - Karşılaştırma yapabileceğim çok şey var. Diğer kuruluşlarda çalışırken, gönüllülük faaliyetlerim için yalnızca yönetimden destek aldım. Bunun için de minnettardım ama her zaman kendi inisiyatifimle baş başa bırakıldım. SIBUR'da her şey farklıdır: Şirketin değerleri, toplumun talepleri ve çalışanların çıkarları burada kesişiyor. Düşkünler evi hastalarına yardım etmek gibi hassas ve zorlu bir konuda bile anlayış gördüm. İlk etkinlikte sadece üç meslektaşım beni desteklemişti, ikinci etkinlikte ise sekiz meslektaşım destek sundu. Şu anda Sağlık Çalışanları Günü için bakım personeli ve hastalar için bir piknik hazırlıyoruz ve giderek benimle daha fazla aynı fikirde insan olduğunu fark ediyorum. Kendimi sadece profesyonel alanda değil, aynı zamanda hayırseverlik alanında da mutlu hissettiğim bir şirkette çalışmaktan mutluluk duyuyorum. Bu benim için önemlidir, çünkü hayatımın bir parçasıdır.

    SIBUR Kurumsal Gönüllülük Programı

    9600 gönüllü

    35 şehir

    312 İyi İşler Formülü programı hibe projeleri

    7 genel kurumsal etkinlikler

    4 gönüllü forumu

    04 June 2024
    paylaşmak:
    Yazdır

    Konu Hakkında ve Dahası